21 Şubat 2021 Pazar

Toplumsal Yaşamda Medya Okuryazarlığı Eğitiminin Önemi

    




   Medya Okuryazarlığı Kavramı ve Medya Okuryazarlığı Eğitimindeki Farklı  Yaklaşımlar 

Medya okuryazarlığı, medyayı üçüncü gözden görebilmek demektir. Medya okuryazarlığı (MOY), toplumda özellikle dört grubun (öğrenciler, ebeveynler, öğreticiler ve medya profesyonelleri) bilinçlendirilmesi projesidir. Medya okuryazarı olmak, eleştirel ve analitik düşünebilmek, medyayı akıllı ve etkin bir şekilde kullanabilmek, çeşitli kaynaklardan gelen iletilerin güvenilirliğini tartmaktır. Tıpkı okuryazarlık gibi MOY da belirli bir eğitim sonucunda kazanılan bir yetidir.

MOY, izleyicinin, okurun ya da tüketicinin medyayı bilinçli bir şekilde okuması, bireyin kendini tamamen özgürce ifade edebilmesi de toplumsal yaşama daha etkin ve yapıcı olarak katılımını sağlamaktadır. Bu noktada MOY, medyanın iyileştirilmesiyle ilgili hareketleri desteklemek ve bilinç oluşturması açısından önemlidir. MOY eğitimine iletişim alanında çeşitli yaklaşımlar yer almaktadır. Bunlar; aşılamacı, korumacı, güçlendirmeci, eleştirel ve çözümlemeci yaklaşımdır. Aşılama ya da Hipodermik İğne Kuramı ya da Sihirli Mermi Kuramı olarak da ifade edilen kuramın simgeciliği ortadadır: Medya, kişinin sistemine doğrudan ve hemen nüfuz eden tehlikeli bir ilaç ya da öldürücü bir güçtür. Bu anlamda, aşılamacı yaklaşım medyayı aşılanılarak hastalayıcı etkisinden korunulması gereken bir “mikrop” gibi ele almaktadır. Bu noktada öğrencilere sınıf ortamında, medyada yer alan en uç olumsuz örnekler gösterilir, bu olumsuz mesajları tanıyan öğrenciler, gelecek yaşamlarında bu mesajlara karşı bağışıklık kazanmış olur. Korumacı yaklaşımın temel mantığı, özellikle yetişme çağındaki bireylerin, medyadan uzak tutulmasına dayanmaktadır. Ebeveynler ve öğretmenler, neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar vererek çocuk ve genç bireyleri yönlendirmeye çalışırlar. Güçlendirmeci yaklaşımda, bireyin medya iletilerinden kaçmasının mümkün olmadığı anlayışını esas alan bu yaklaşımda bireyin uygulamalarla kendi mesajlarını üreterek, medya profesyonellerinin gücüne dönük bir farkındalık kazandırılır. Bu noktada öğrencilere filmler çektirilir, gazete sayfaları hazırlattırılır ve reklam tasarımı gibi etkinlikler yaptırılır. Eleştirel, medyanın bize sunulan bu iletilerin perde arkasına dönük bir yaklaşımdır. Bu kapsamda, medya ve iktidar ilişkileri, reklam verenlerin medya üretim çıktılarını belirleme gücü, medyanın egemen ideolojinin önemli bir silahı olması gibi konu başlıkları, öğrencilere aktarılır ve karşılaştırmalar yoluyla neyin iyi, neyin kötü olduğuna dönük ayrımı kendilerinin yapmasına izin verilir. Son olarak çözümlemeci, medya içeriklerine dönük bazı örneklerin, bir öğretici refakatinde analiz edilmesine dönük yaklaşımlardan biridir. Buna örnek olarak; bir filmi izleyip sınıfta incelenmesi, internet sayfaları ve sosyal medya hakkında bilgiler vererek bir reklam afişi üzerinde tartışılması verilebilir.

Günümüzde, medyanın okul dışında bir öğretme aracı olarak izleyici ile etkileşimi açıklayan; ekme kuramı, medya mesajlarının analizinde önemli bir yere sahiptir. Bu noktada Gerbner’in “Ekme Kuramında” öğrenciler için bir öğrenme aracı olan medya, önemli bir boyutu olan gözleme dayalı ve rastlantısal öğrenme kaynağı olduğu görülmektedir. Ekme kuramı, medyaya maruz kalmanın özellikle de televizyonun dünyaya bakış açısını biçimlendirdiği görüşüne dayanmaktadır. Metinlerarasılık rolüne de sahip olan medya, izleyiciler için konular arasında bağıntı kurması ve kültürel anlamlar inşa etmesine yardımcı olmaktadır.

Türkiye’de Medya Okuryazarlığı Eğitimi ve Uygulamaları

Geçmişten günümüze kadar ülkemizdeki yaşayan çocuklar ve gençlerin televizyon izleme oranları incelenmiş ve birçok araştırmalara tabi tutulmuştur. Bütün bu araştırmalar ve bunlar üzerinde yapılan değerlendirmeler, görsel, işitsel ve yazılı medya karşısında savunmasız bir alıcı durumunda olan çocukların, ilköğretimden başlayarak medya karşısında bilinçlendirmelerinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla öğrenci, medya karşısında pasif bir alıcı olmak yerine, medyayı okuyabilecek, medyanın dilini çözebilecek ve bilinç düzeyine ulaşarak iletişim olgusunda etken bir birey olarak yer alabilecektir.

RTÜK ile Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı arasında bir protokol imzalanmıştır. İmzalan bu protokolden sonra 2006-2007 eğitim-öğretim yılında MEB tarafından belirlenen beş pilot ilde MOY dersi okutulmaya başlanmıştır. 2007-2008 eğitim-öğretim yılından itibaren de ilköğretim okullarının 6. 7. ve 8. sınıflarında seçmeli ders olarak okutulmaya başlanmıştır. Yeniden RTÜK ve MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü arasında 23 Mayıs 2013 tarihinde “İlköğretim Öğrencilerinde MOY Bilincinin Geliştirilmesi için bir protokol imzalanmıştır. Protokolün imzalanmasının ardından yeni bir MOY Dersi Öğretim Programı geliştirilmesi için MEB, RTÜK ve akademisyenlerden oluşan bir Komisyon çalışmalarını tamamlamıştır. Adı geçen Öğretim Programı, MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından 27 Ocak 2014 tarihinde onaylanarak “Medya Okuryazarlığı Dersi Öğretim Materyali” hazırlanması yönünde karar alınmıştır. Komisyon tarafından hazırlanan Öğretim Materyali, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında okutulmaya başlanmıştır.

RTÜK, MOY konusunda birtakım uygulamalara imza atmıştır bunlardan birisi de 23 Nisan 2006’da uygulamaya koyduğu “Akıllı İşaretler”dir. Akıllı İşaretler, televizyon yayınlarının içeriğiyle alakalı bilgi vermek amaçlı bir sınıflandırma sistemidir. Bu sistem, televizyon yayıncılarının, anne babaların ve genelde toplumun, çocukları ve gençleri televizyon yayınlarının olası zararlı etkilerinden koruma sorumluluğunu yerine getirmelerinde onlara yardımcı olmak üzere tasarlanmıştır.


 Şekil 1. Akıllı İşaretler


  Toplumsal Yaşamda Medya Okuryazarlığı Eğitiminin Önemi 

MOY eğitimi özellikle öğrenciler başta olmak üzere toplumdaki bireylerin, medya kuruluşunun yapısı ve işleyişini öğrenmelerini, gerçek ile kurgu arasındaki farkı birbirinden ayırmalarını sağlayacak içerikleri bilinçli bir şekilde değerlendirebilmelerini amaçlamaktadır. Çocuklar ve gençlerin eskiye oranla daha fazla sayıda ve daha çeşitli medya iletisinin kuşatması altında olduğu görülmektedir. Bu artış haberin değeri gibi sorunsalları beraberinde getirerek zaman zaman denetlenemez hale gelen bu iletiler karşısında bireyleri özellikle de çocuk ve gençleri daha bilinçli kılmak üzerinde önemle durulması gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

MOY eğitimi, öğretmen ve öğrencilere bilginin kaynağını ve bu bilgilerin kimin çıkarına kullanıldığını anlama konusunda, öğretmen ve öğrencilerin değişik görüşlere ulaşmalarına yardımcı olmaktadır. Medyanın etkilediği toplumda etkili bir birey olabilmek için, değişik medya türlerini birbirinden ayırt edebilme; seyrettiği, okuduğu ve duyduğu her şeyi sorgulayabilecek temel soruları sorma yeteneğine sahip olma ihtiyacı vardır.

Medyanın rolünün toplumda anlaşılmasını sağlayan MOY, aynı zamanda demokratik bir toplumda bir vatandaş için gerekli olan araştırma ve kendini ifade etme yeteneklerinin kazanılmasını da sağlamaktadır. Medya okuryazarlığının asıl amacı öğrencileri medyanın her türünde yeterli, eleştirel ve okuryazar yapmak; böylelikle öğrencilerin gördüklerinin ve duyduklarının kontrolünde kalan değil, bunları kontrol eden bireyler olmalarını sağlamaktadır.

MOY eğitimi, okuma yazma eğitiminin gelişmiş bilgi şeklini düzenlemek ve bu eğitimin önemini ortaya koymak amacıyla son 40 yıldır ortaya çıkmış bir alandır. MOY eğitimi, öğrencilerin eleştirel düşünebilme ve aynı zamanda akıllı bir medya tüketicisi olma ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Öğrencilerin toplumsal alanda iletişim kurma, düşüncelerini açıklama aynı zaman da yetenek ve yerliliklerini artırmaktadır.

Medya iletileri üzerinde bireyin kontrol gücüne sahip olması gereklidir. Bu kapsamda MOY eğitimiyle;

- İhtiyaç duyulan her türlü bilginin yer aldığı, fakat doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın güç olduğu medya karşısında çocukların bilinçlendirilmesi,

- Çocukların izlemiş oldukları filmler, diziler, reklamlar, takip ettikleri bilgisayar oyunları ve internet siteleri gibi medya içeriklerinin sorgulanabilir aynı zamanda eleştirilebilir olduğunu fark etmeleri,

- İstek ve ihtiyaçlarının birbirine karışmasına neden olan medya içeriklerinin çocuklarda farkındalık oluşturması, internet bağımlılığı gibi çocukların sağlığını tehdit eden rahatsızlıklar, şiddet eğilimli medya içeriği (Mavi, Balina, Sarı Öküz ve Momo gibi) ve bazı medya alanlarında yer alabilecek pornografik içerik karşısında korunabilmeleri,

- Sosyal medyayı kullanmaya başlayacak çocukların, yaş sınırına uygun olarak bu mecralardaki hak ve sorumluluklarını, siber zorbalık, siber mahremiyet, siber reklam gibi bir takım olumsuz durumlar karşısında nasıl davranacaklarını bilmeleri, bu mecralarda medya iletileri üretirken kendilerinin ve çevresindekilerin kişisel güvenliğini, Türkçe’nin doğru ve kurallarına uygun kullanılmasını, evrensel ve yerel değerleri gözetmeleri, medya içerikleriyle ilgili yurttaş denetiminin aktif bir parçası olmaları amaçlanmaktadır.       

Sonuç

MOY, bireylerin medyayı bilinçli bir biçimde okuması ve medyaya eleştirel bir gözle bakması açısından önem taşımaktadır. MOY, medyanın rolünün toplumda anlaşılmasına katkı sağlar. Aynı zamanda demokratik toplumlarda bir vatandaş için gerekli olan araştırma, kendini ifade etme ve eleştirel düşünebilme yeteneklerinin kazandırılmasına yardımcı olur.

MOY eğitimi, çocukların ve gençlerin eleştirel düşünebilme yeteneklerini geliştirme ve aynı zamanda akıllı bir medya tüketicisi olma ihtiyaçlarını karşılamaktadır. MOY eğitiminin amacı başta çocuklar ve gençler olmak üzere bireylerin zihinsel ve ruhsal gelişimlerine etki etmesidir. MOY eğitimi, bireylerin medya içerikleri ve mesajları hakkında bilgilendirilip, onlara bu konularla ilgili eleştiri ve analiz yapabilme, olgular arasında ilişki kurabilme becerilerinin kazandırılması boyutunda önemli hale gelmektedir.

Toplumsallaşmanın başat faktörleri arasında yer alan aile ve okul bireylerin MOY eğitimi almaları konusunda bilinçlendirilmeleri için onlara önemli görevler düşmektedir. Aile ve okul, çocukları ahlaki ve etik değerlere göre eğitmeye ve bilinçlendirmeye çalışıyorsa aynı zamanda medya kullanımı ve reklamlar içinde bilinçlendirmesi gereklidir. Özellikle eğitim kurumlarının medyanın nasıl daha sağlıklı bir şekilde kullanabileceğine, anlaşılabileceğine ve böylelikle öğrencilerin medyada içerik üretilebileceğine dair bilgilendirmeler yapmaları gerekmektedir. Çocuklara Medyayı kullanma konusunda kural ya da yasak koymak yerine, medya okuryazarlığı eğitimi ile onların medyayı daha doğru kullanmaları sağlanmalıdır. Böylelikle pasif izler kitle olan öğrenciler ya da çocuklar, medyaya karşı daha bilinçli ve daha eleştirel yaklaşacaklardır.


Kaynakça

Blogspot (2012). Türkiye’deki Medya Okuryazarlığı Uygulamaları. http://medyatiki.blogspot.com/2012/07/turkiyedeki-medya-okuryazarlg.html. Erişim Tarihi: 20 Mayıs 2020

Jols, Tessa ve Thoman, Elizabeth (2008). 21. Yüzyıl Okuryazarlığı (Medya Okuryazarlığına Genel Bir Bakış ve Sınıf İçi Etkinlikler). (Çev: Cevat Elma ve Alper Ketsen). İstanbul: Ekinoks Yayınevi.

RTÜK, Medya Okuryazarlığı (2016). Neden Medya Okuryazarlığı Dersi. https://www.medyaokuryazarligi.gov.tr/menu_goster.php?Guid=28EBFC17-C87B-451B-A78C-6C3CF5821D6B&MenuId=2. Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2020.

RTÜK, Medya Okuryazarlığı (2016). Türkiye’de Medya Okuryazarlığı Eğitimi.https://www.medyaokuryazarligi.gov.tr/menu_goster.php?Guid=E56CE034-6CEB-41AE-A12C-B618EBEA461B&MenuId=2. Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2020.

Sezer Nilüfer ve Yılmaz Sert, Nuray (2019). Medya Okuryazarlığı Üzerine. (Der.: Nilüfer, Sezer& Nuray Yılmaz Sert). Konya: Eğitim Yayınevi.

Sezer, Nilüfer (2019). Medya Okuryazarlığı. İstanbul: Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Yayınları.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder