Medya Okuryazarlığı Kavramı ve Medya Okuryazarlığı Eğitimindeki Farklı Yaklaşımlar
Medya okuryazarlığı, medyayı üçüncü gözden görebilmek demektir. Medya okuryazarlığı (MOY),
toplumda özellikle dört grubun (öğrenciler, ebeveynler, öğreticiler ve medya
profesyonelleri) bilinçlendirilmesi projesidir. Medya okuryazarı olmak,
eleştirel ve analitik düşünebilmek, medyayı akıllı ve etkin bir şekilde
kullanabilmek, çeşitli kaynaklardan gelen iletilerin güvenilirliğini
tartmaktır. Tıpkı okuryazarlık gibi MOY da belirli bir eğitim sonucunda
kazanılan bir yetidir.
MOY, izleyicinin, okurun ya da tüketicinin medyayı bilinçli bir
şekilde okuması, bireyin kendini tamamen özgürce ifade edebilmesi de toplumsal
yaşama daha etkin ve yapıcı olarak katılımını sağlamaktadır. Bu noktada MOY,
medyanın iyileştirilmesiyle ilgili hareketleri desteklemek ve bilinç
oluşturması açısından önemlidir. MOY eğitimine iletişim alanında çeşitli
yaklaşımlar yer almaktadır. Bunlar; aşılamacı, korumacı, güçlendirmeci,
eleştirel ve çözümlemeci yaklaşımdır. Aşılama ya da Hipodermik İğne Kuramı ya
da Sihirli Mermi Kuramı olarak da ifade edilen kuramın simgeciliği ortadadır:
Medya, kişinin sistemine doğrudan ve hemen nüfuz eden tehlikeli bir ilaç ya da
öldürücü bir güçtür. Bu anlamda, aşılamacı yaklaşım medyayı aşılanılarak
hastalayıcı etkisinden korunulması gereken bir “mikrop” gibi ele almaktadır. Bu
noktada öğrencilere sınıf ortamında, medyada yer alan en uç olumsuz örnekler
gösterilir, bu olumsuz mesajları tanıyan öğrenciler, gelecek yaşamlarında bu
mesajlara karşı bağışıklık kazanmış olur. Korumacı yaklaşımın temel
mantığı, özellikle yetişme çağındaki bireylerin, medyadan uzak tutulmasına
dayanmaktadır. Ebeveynler ve öğretmenler, neyin doğru, neyin yanlış olduğuna
karar vererek çocuk ve genç bireyleri yönlendirmeye çalışırlar. Güçlendirmeci
yaklaşımda, bireyin medya iletilerinden kaçmasının mümkün olmadığı anlayışını
esas alan bu yaklaşımda bireyin uygulamalarla kendi mesajlarını üreterek, medya
profesyonellerinin gücüne dönük bir farkındalık kazandırılır. Bu noktada
öğrencilere filmler çektirilir, gazete sayfaları hazırlattırılır ve reklam
tasarımı gibi etkinlikler yaptırılır. Eleştirel, medyanın bize sunulan bu
iletilerin perde arkasına dönük bir yaklaşımdır. Bu kapsamda, medya ve iktidar
ilişkileri, reklam verenlerin medya üretim çıktılarını belirleme gücü, medyanın
egemen ideolojinin önemli bir silahı olması gibi konu başlıkları, öğrencilere
aktarılır ve karşılaştırmalar yoluyla neyin iyi, neyin kötü olduğuna dönük
ayrımı kendilerinin yapmasına izin verilir. Son olarak çözümlemeci, medya
içeriklerine dönük bazı örneklerin, bir öğretici refakatinde analiz edilmesine
dönük yaklaşımlardan biridir. Buna örnek olarak; bir filmi izleyip sınıfta
incelenmesi, internet sayfaları ve sosyal medya hakkında bilgiler vererek bir
reklam afişi üzerinde tartışılması verilebilir.
Günümüzde, medyanın okul dışında bir öğretme aracı olarak izleyici ile etkileşimi açıklayan; ekme kuramı, medya mesajlarının analizinde önemli bir yere sahiptir. Bu noktada Gerbner’in “Ekme Kuramında” öğrenciler için bir öğrenme aracı olan medya, önemli bir boyutu olan gözleme dayalı ve rastlantısal öğrenme kaynağı olduğu görülmektedir. Ekme kuramı, medyaya maruz kalmanın özellikle de televizyonun dünyaya bakış açısını biçimlendirdiği görüşüne dayanmaktadır. Metinlerarasılık rolüne de sahip olan medya, izleyiciler için konular arasında bağıntı kurması ve kültürel anlamlar inşa etmesine yardımcı olmaktadır.
Türkiye’de Medya Okuryazarlığı Eğitimi ve Uygulamaları
Geçmişten günümüze kadar ülkemizdeki yaşayan çocuklar
ve gençlerin televizyon izleme oranları incelenmiş ve birçok araştırmalara tabi
tutulmuştur. Bütün bu araştırmalar ve bunlar üzerinde yapılan değerlendirmeler,
görsel, işitsel ve yazılı medya karşısında savunmasız bir alıcı durumunda olan
çocukların, ilköğretimden başlayarak medya karşısında bilinçlendirmelerinin gerekliliğini
ortaya koymaktadır. Dolayısıyla öğrenci, medya karşısında pasif bir alıcı olmak
yerine, medyayı okuyabilecek, medyanın dilini çözebilecek ve bilinç düzeyine
ulaşarak iletişim olgusunda etken bir birey olarak yer alabilecektir.
RTÜK ile Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye
Kurulu Başkanlığı arasında bir protokol imzalanmıştır. İmzalan bu protokolden
sonra 2006-2007 eğitim-öğretim yılında MEB tarafından belirlenen beş pilot ilde
MOY dersi okutulmaya başlanmıştır. 2007-2008 eğitim-öğretim yılından itibaren
de ilköğretim okullarının 6. 7. ve 8. sınıflarında seçmeli ders olarak
okutulmaya başlanmıştır. Yeniden RTÜK ve MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü
arasında 23 Mayıs 2013 tarihinde “İlköğretim Öğrencilerinde MOY Bilincinin
Geliştirilmesi için bir protokol imzalanmıştır. Protokolün imzalanmasının
ardından yeni bir MOY Dersi Öğretim Programı geliştirilmesi için MEB, RTÜK ve
akademisyenlerden oluşan bir Komisyon çalışmalarını tamamlamıştır. Adı geçen
Öğretim Programı, MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından 27 Ocak
2014 tarihinde onaylanarak “Medya Okuryazarlığı Dersi Öğretim Materyali”
hazırlanması yönünde karar alınmıştır. Komisyon tarafından hazırlanan Öğretim
Materyali, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında okutulmaya başlanmıştır.
RTÜK, MOY konusunda birtakım uygulamalara imza
atmıştır bunlardan birisi de 23 Nisan 2006’da uygulamaya koyduğu “Akıllı
İşaretler”dir. Akıllı İşaretler, televizyon yayınlarının içeriğiyle alakalı
bilgi vermek amaçlı bir sınıflandırma sistemidir. Bu sistem, televizyon
yayıncılarının, anne babaların ve genelde toplumun, çocukları ve gençleri
televizyon yayınlarının olası zararlı etkilerinden koruma sorumluluğunu yerine
getirmelerinde onlara yardımcı olmak üzere tasarlanmıştır.
Toplumsal Yaşamda Medya Okuryazarlığı Eğitiminin Önemi
MOY eğitimi özellikle öğrenciler başta olmak üzere
toplumdaki bireylerin, medya kuruluşunun yapısı ve işleyişini öğrenmelerini,
gerçek ile kurgu arasındaki farkı birbirinden ayırmalarını sağlayacak
içerikleri bilinçli bir şekilde değerlendirebilmelerini
amaçlamaktadır. Çocuklar ve gençlerin eskiye oranla daha fazla sayıda ve
daha çeşitli medya iletisinin kuşatması altında olduğu görülmektedir. Bu artış
haberin değeri gibi sorunsalları beraberinde getirerek zaman zaman denetlenemez
hale gelen bu iletiler karşısında bireyleri özellikle de çocuk ve gençleri daha
bilinçli kılmak üzerinde önemle durulması gereken bir konu olarak karşımıza
çıkmaktadır.
MOY eğitimi, öğretmen ve öğrencilere bilginin
kaynağını ve bu bilgilerin kimin çıkarına kullanıldığını anlama konusunda,
öğretmen ve öğrencilerin değişik görüşlere ulaşmalarına yardımcı olmaktadır.
Medyanın etkilediği toplumda etkili bir birey olabilmek için, değişik medya
türlerini birbirinden ayırt edebilme; seyrettiği, okuduğu ve duyduğu her şeyi sorgulayabilecek
temel soruları sorma yeteneğine sahip olma ihtiyacı vardır.
Medyanın rolünün toplumda anlaşılmasını sağlayan MOY,
aynı zamanda demokratik bir toplumda bir vatandaş için gerekli olan araştırma
ve kendini ifade etme yeteneklerinin kazanılmasını da sağlamaktadır. Medya
okuryazarlığının asıl amacı öğrencileri medyanın her türünde yeterli, eleştirel
ve okuryazar yapmak; böylelikle öğrencilerin gördüklerinin ve duyduklarının
kontrolünde kalan değil, bunları kontrol eden bireyler olmalarını
sağlamaktadır.
MOY eğitimi, okuma yazma eğitiminin gelişmiş bilgi
şeklini düzenlemek ve bu eğitimin önemini ortaya koymak amacıyla son 40 yıldır
ortaya çıkmış bir alandır. MOY eğitimi, öğrencilerin eleştirel düşünebilme ve
aynı zamanda akıllı bir medya tüketicisi olma ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
Öğrencilerin toplumsal alanda iletişim kurma, düşüncelerini açıklama aynı zaman
da yetenek ve yerliliklerini artırmaktadır.
Medya iletileri üzerinde bireyin kontrol gücüne sahip olması gereklidir. Bu kapsamda MOY eğitimiyle;
- İhtiyaç duyulan her türlü bilginin yer aldığı, fakat doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın güç olduğu medya karşısında çocukların bilinçlendirilmesi,
- Çocukların izlemiş oldukları filmler, diziler, reklamlar, takip ettikleri bilgisayar oyunları ve internet siteleri gibi medya içeriklerinin sorgulanabilir aynı zamanda eleştirilebilir olduğunu fark etmeleri,
- İstek ve ihtiyaçlarının birbirine karışmasına neden olan medya içeriklerinin çocuklarda farkındalık oluşturması, internet bağımlılığı gibi çocukların sağlığını tehdit eden rahatsızlıklar, şiddet eğilimli medya içeriği (Mavi, Balina, Sarı Öküz ve Momo gibi) ve bazı medya alanlarında yer alabilecek pornografik içerik karşısında korunabilmeleri,
- Sosyal medyayı kullanmaya başlayacak çocukların, yaş sınırına uygun olarak bu mecralardaki hak ve sorumluluklarını, siber zorbalık, siber mahremiyet, siber reklam gibi bir takım olumsuz durumlar karşısında nasıl davranacaklarını bilmeleri, bu mecralarda medya iletileri üretirken kendilerinin ve çevresindekilerin kişisel güvenliğini, Türkçe’nin doğru ve kurallarına uygun kullanılmasını, evrensel ve yerel değerleri gözetmeleri, medya içerikleriyle ilgili yurttaş denetiminin aktif bir parçası olmaları amaçlanmaktadır.
Sonuç
MOY, bireylerin medyayı bilinçli bir biçimde okuması
ve medyaya eleştirel bir gözle bakması açısından önem taşımaktadır. MOY,
medyanın rolünün toplumda anlaşılmasına katkı sağlar. Aynı zamanda demokratik
toplumlarda bir vatandaş için gerekli olan araştırma, kendini ifade etme ve
eleştirel düşünebilme yeteneklerinin kazandırılmasına yardımcı olur.
MOY eğitimi, çocukların ve gençlerin eleştirel
düşünebilme yeteneklerini geliştirme ve aynı zamanda akıllı bir medya
tüketicisi olma ihtiyaçlarını karşılamaktadır. MOY eğitiminin amacı başta
çocuklar ve gençler olmak üzere bireylerin zihinsel ve ruhsal gelişimlerine
etki etmesidir. MOY eğitimi, bireylerin medya içerikleri ve mesajları hakkında
bilgilendirilip, onlara bu konularla ilgili eleştiri ve analiz yapabilme,
olgular arasında ilişki kurabilme becerilerinin kazandırılması boyutunda önemli
hale gelmektedir.
Toplumsallaşmanın başat faktörleri arasında yer alan aile ve okul bireylerin MOY eğitimi almaları konusunda bilinçlendirilmeleri için onlara önemli görevler düşmektedir. Aile ve okul, çocukları ahlaki ve etik değerlere göre eğitmeye ve bilinçlendirmeye çalışıyorsa aynı zamanda medya kullanımı ve reklamlar içinde bilinçlendirmesi gereklidir. Özellikle eğitim kurumlarının medyanın nasıl daha sağlıklı bir şekilde kullanabileceğine, anlaşılabileceğine ve böylelikle öğrencilerin medyada içerik üretilebileceğine dair bilgilendirmeler yapmaları gerekmektedir. Çocuklara Medyayı kullanma konusunda kural ya da yasak koymak yerine, medya okuryazarlığı eğitimi ile onların medyayı daha doğru kullanmaları sağlanmalıdır. Böylelikle pasif izler kitle olan öğrenciler ya da çocuklar, medyaya karşı daha bilinçli ve daha eleştirel yaklaşacaklardır.
Kaynakça
Blogspot (2012). Türkiye’deki Medya Okuryazarlığı Uygulamaları. http://medyatiki.blogspot.com/2012/07/turkiyedeki-medya-okuryazarlg.html. Erişim Tarihi: 20 Mayıs 2020
Jols, Tessa ve Thoman, Elizabeth (2008). 21. Yüzyıl Okuryazarlığı (Medya Okuryazarlığına Genel Bir Bakış ve Sınıf İçi Etkinlikler). (Çev: Cevat Elma ve Alper Ketsen). İstanbul: Ekinoks Yayınevi.
RTÜK, Medya Okuryazarlığı (2016). Neden Medya Okuryazarlığı Dersi. https://www.medyaokuryazarligi.gov.tr/menu_goster.php?Guid=28EBFC17-C87B-451B-A78C-6C3CF5821D6B&MenuId=2. Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2020.
RTÜK, Medya Okuryazarlığı (2016). Türkiye’de Medya Okuryazarlığı Eğitimi.https://www.medyaokuryazarligi.gov.tr/menu_goster.php?Guid=E56CE034-6CEB-41AE-A12C-B618EBEA461B&MenuId=2. Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2020.
Sezer Nilüfer ve Yılmaz Sert, Nuray (2019). Medya Okuryazarlığı Üzerine. (Der.: Nilüfer, Sezer& Nuray Yılmaz Sert). Konya: Eğitim Yayınevi.
Sezer, Nilüfer (2019). Medya Okuryazarlığı. İstanbul: Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Yayınları.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder