Psikanalist, sosyolog ve filozof olan Erich Fromm’un 1941
tarihinde yayınladığı “Özgürlükten Kaçış” adlı kitabın da sadist ve mazoşist
eğilimlerin ne anlama geldiğini ve arasındaki farkların ne olduğunu açıklamaya
çalışmıştır. Bu yazıda da sadist ve mazoşist eğilimler örnekler üzerinde
tartışılarak, açıklanmaya çalışılacaktır.
Mazoşist
eğilimlerin ortaya çıktığı en yaygın biçimler, aşağılık duygusu, güçsüzlük ve
bireysel önemsizlik duygularıdır. Bu kişiler kendilerini küçültme, zayıflatma
ve olaylara egemen olmama eğilimindedirler.
Bu
insanlar oldukça düzenli olarak, kendi dışındaki güçlere diğer kişi ya da
kuramlara veya doğaya büyük ölçüde bağımlı olduklarını belli ederler. “Ben varım”, “ben isterim” duygusunu
yaşama yetisinden yoksundurlar.
Mazoşist
eğilimler, çoğu kez düpedüz hastalıklı ya da us dışı duygular olarak
hissedilir. Mazoşist bağımlılık, sevgi ya da bağlılık
şeklinde, aşağılık duygusu olgusal eksiklik ya da yetersizliklerin uygun
anlatımı olarak algılanır. Mazoşist eğilimlere örnek olarak; sağlıklı
bir kişiyi düşünelim. Bu kişi içgüdüsel olarak fiziksel şiddeti kendine
uygulamak istememektedir. Kendisine acı verilmesinden, eziyet edilmesinden
hoşlanır. Dolayısıyla bu eğilim tamamen psikolojik bir rahatsızlık olarak
karşımıza çıkmaktadır.
Bu
türden olan kişiliklerde mazoşist eğilimden başka onun tersi olan sadist
eğilimler de görülebilir. Bunların ağırlığı değişir, az ya da çok
bilinçlidirler ama mutlaka varlık gösterirler.
Birbirine
az çok gömülmüş üç çeşit sadist eğilim vardır: İlki, onları yalnız ve yalnız
birer araç “yoğrulacak hamur” durumuna getirmek üzere, diğerlerini kendine
bağımlı kılmak ve onlar üzerinde kesin sınırsız bir yetke uygulamaktır. Diğer
sadist eğilim de, başkalarını yalnızca katı bir yetke ile yönetme güdüsü değil,
onları sömürme, kullanma, onlardan çalışma, derilerini yüzme, kısacası,
yenilecek yutulacak neleri varsa alma itkisi (itici neden) vardır. Üçüncü
sadist eğilim de, başkalarına acı çektirme ya da başkalarının acı çektiklerini
görme istediğidir. Bu acı bedensel de olabilir ama daha çok zihinsel acı
çektirmekten hoşlanılır. Burada amaç, başkalarına etkin bir şekilde acı vermek,
onları aşağılamak, utandırmak ya da utanç verici ve aşağılayıcı durumlarda
görmektir.
Sadist eğilimler, genelde daha az bilinçli ve toplumsal
olarak daha az zararlıdır. Mazoşist eğilimlere göre daha fazla
ussallaştırılırlar. Birçok kez aşırı iyilik ya da başkalarıyla aşırı
ilgilenme şeklindeki tepki oluşumlarıyla örtülürler.
Mazoşist kişinin bağımlılığı açıktır, sadist kişiden
beklediklerimizse, bunun tam tersidir. Sadistler zayıf bir şekilde bağlılık
gösterirken yönettiği kişiye karşı bağımlı olduğunu falan anlamak çok
güçtür. Sadist tamamen yönettiği kişiye gereksinim duyar. Çünkü kendi
güçlülük duygusu bir başka kişinin efendisi olduğu olgusundan kaynaklanmaktadır.
Bu bağımlılık tümüyle bilinçsiz olabilir. Buna bir örnek vermek gerekirse; bir
erkek, karısına çok sadistçe davranır ve ona tekrar tekrar dilediği zaman çekip
gidebileceğini, gitmesinin onu sevindireceğini söyler. Kadın gidemeyecek cesareti bulamadığı için bu durumdan hoşnut kalmaz çünkü bu zamana kadar erkek
tarafından ezilmiştir. Erkeğe olan bağlılığı ve sevgisinden dolayı
gidemeyeceğini bilir eğer ayrılırlarsa yeniden barışacaklarını düşünür. Bu
durum kadını zor duruma düşürür ve kadın gidemeyeceğini bildiği için erkek
tarafından yönlendirileceğini anlar. Dolayısıyla kadın, ilişkisinin sonunu
düşünerek hareket eder ve kocasına karşı davranamayacağını bilir.
Freud, yetişkinlerdeki sado-mazoşist eğilimlerin, kişinin
ruhsal-cinsel gelişiminin erken bir düzeyde çakılıp kalmasından ya da daha
sonra o düzeye gerilemesinden kaynaklandığını sanmıştır.
Mazoşist istekler de sadist istekler de, bireyin o
dayanılmaz yalnızlık ve güçsüzlük duygularından kaçmalarına yardım etme
eğilimindedirler. Çeşitli şekillerde görülen mazoşist isteklerin tek bir
amacı vardır: bireysel benden kurtulmak, kendini kaybetmek; özgürlük yükünden
kurtulmaktır. Bu amaç, bireyin ezici ölçüde güçlü olduğunu sandığı bir kişi ya
da güce boyun eğme arayışı içinde bulunduğu mazoşist isteklerde çok açık
görülür.
Mazoşist istekler uygun kültürel ortamı bulamadığında
ya da niceliksel olarak bireyin toplumsal grubundaki mazoşizmin ortalama
miktarından fazla olduğu zaman, mazoşist çözüm hiçbir sorunu ortadan
kaldırmaz. Mazoşist istek, dayanılmaz bir durumdan kaynaklanır, o
durumun aşılmasına yarıyor gibi görünür ve bireyi yeni bir acıya kıskıvrak
yakalanmış duruma getirir.
Erich, Fromm (2019). Özgürlükten Kaçış. 4. Baskı. İstanbul: Say Yayınları.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder