26 Şubat 2021 Cuma

Özgürlükten Kaçış - Sadist ve Mazoşist Eğilimler


 

Psikanalist, sosyolog ve filozof olan Erich Fromm’un 1941 tarihinde yayınladığı “Özgürlükten Kaçış” adlı kitabın da sadist ve mazoşist eğilimlerin ne anlama geldiğini ve arasındaki farkların ne olduğunu açıklamaya çalışmıştır. Bu yazıda da sadist ve mazoşist eğilimler örnekler üzerinde tartışılarak, açıklanmaya çalışılacaktır.

Mazoşist eğilimlerin ortaya çıktığı en yaygın biçimler, aşağılık duygusu, güçsüzlük ve bireysel önemsizlik duygularıdır. Bu kişiler kendilerini küçültme, zayıflatma ve olaylara egemen olmama eğilimindedirler.

Bu insanlar oldukça düzenli olarak, kendi dışındaki güçlere diğer kişi ya da kuramlara veya doğaya büyük ölçüde bağımlı olduklarını belli ederler. “Ben varım”, “ben isterim” duygusunu yaşama yetisinden yoksundurlar.

Mazoşist eğilimler, çoğu kez düpedüz hastalıklı ya da us dışı duygular olarak hissedilir.  Mazoşist bağımlılık, sevgi ya da bağlılık şeklinde, aşağılık duygusu olgusal eksiklik ya da yetersizliklerin uygun anlatımı olarak algılanır.  Mazoşist eğilimlere örnek olarak; sağlıklı bir kişiyi düşünelim. Bu kişi içgüdüsel olarak fiziksel şiddeti kendine uygulamak istememektedir. Kendisine acı verilmesinden, eziyet edilmesinden hoşlanır. Dolayısıyla bu eğilim tamamen psikolojik bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu türden olan kişiliklerde mazoşist eğilimden başka onun tersi olan sadist eğilimler de görülebilir. Bunların ağırlığı değişir, az ya da çok bilinçlidirler ama mutlaka varlık gösterirler.  

Birbirine az çok gömülmüş üç çeşit sadist eğilim vardır: İlki, onları yalnız ve yalnız birer araç “yoğrulacak hamur” durumuna getirmek üzere, diğerlerini kendine bağımlı kılmak ve onlar üzerinde kesin sınırsız bir yetke uygulamaktır. Diğer sadist eğilim de, başkalarını yalnızca katı bir yetke ile yönetme güdüsü değil, onları sömürme, kullanma, onlardan çalışma, derilerini yüzme, kısacası, yenilecek yutulacak neleri varsa alma itkisi (itici neden) vardır. Üçüncü sadist eğilim de, başkalarına acı çektirme ya da başkalarının acı çektiklerini görme istediğidir. Bu acı bedensel de olabilir ama daha çok zihinsel acı çektirmekten hoşlanılır. Burada amaç, başkalarına etkin bir şekilde acı vermek, onları aşağılamak, utandırmak ya da utanç verici ve aşağılayıcı durumlarda görmektir.

Sadist eğilimler, genelde daha az bilinçli ve toplumsal olarak daha az zararlıdır. Mazoşist eğilimlere göre daha fazla ussallaştırılırlar. Birçok kez aşırı iyilik ya da başkalarıyla aşırı ilgilenme şeklindeki tepki oluşumlarıyla örtülürler.   

Mazoşist kişinin bağımlılığı açıktır, sadist kişiden beklediklerimizse, bunun tam tersidir. Sadistler zayıf bir şekilde bağlılık gösterirken yönettiği kişiye karşı bağımlı olduğunu falan anlamak çok güçtür. Sadist tamamen yönettiği kişiye gereksinim duyar. Çünkü kendi güçlülük duygusu bir başka kişinin efendisi olduğu olgusundan kaynaklanmaktadır. Bu bağımlılık tümüyle bilinçsiz olabilir. Buna bir örnek vermek gerekirse; bir erkek, karısına çok sadistçe davranır ve ona tekrar tekrar dilediği zaman çekip gidebileceğini, gitmesinin onu sevindireceğini söyler. Kadın gidemeyecek cesareti bulamadığı için bu durumdan hoşnut kalmaz çünkü bu zamana kadar erkek tarafından ezilmiştir. Erkeğe olan bağlılığı ve sevgisinden dolayı gidemeyeceğini bilir eğer ayrılırlarsa yeniden barışacaklarını düşünür. Bu durum kadını zor duruma düşürür ve kadın gidemeyeceğini bildiği için erkek tarafından yönlendirileceğini anlar. Dolayısıyla kadın, ilişkisinin sonunu düşünerek hareket eder ve kocasına karşı davranamayacağını bilir.

Freud, yetişkinlerdeki sado-mazoşist eğilimlerin, kişinin ruhsal-cinsel gelişiminin erken bir düzeyde çakılıp kalmasından ya da daha sonra o düzeye gerilemesinden kaynaklandığını sanmıştır.  

Mazoşist istekler de sadist istekler de, bireyin o dayanılmaz yalnızlık ve güçsüzlük duygularından kaçmalarına yardım etme eğilimindedirler. Çeşitli şekillerde görülen mazoşist isteklerin tek bir amacı vardır: bireysel benden kurtulmak, kendini kaybetmek; özgürlük yükünden kurtulmaktır. Bu amaç, bireyin ezici ölçüde güçlü olduğunu sandığı bir kişi ya da güce boyun eğme arayışı içinde bulunduğu mazoşist isteklerde çok açık görülür.

Mazoşist istekler uygun kültürel ortamı bulamadığında ya da niceliksel olarak bireyin toplumsal grubundaki mazoşizmin ortalama miktarından fazla olduğu zaman, mazoşist çözüm hiçbir sorunu ortadan kaldırmaz. Mazoşist istek, dayanılmaz bir durumdan kaynaklanır, o durumun aşılmasına yarıyor gibi görünür ve bireyi yeni bir acıya kıskıvrak yakalanmış duruma getirir.


Erich, Fromm (2019). Özgürlükten Kaçış. 4. Baskı. İstanbul: Say Yayınları.